Türkiye Cumhuriyeti

Münster Başkonsolosluğu

Başkonsolosluk Duyurusu

Sayın Bakanımızın Libya Ile Ilgili Açıklaması , 23.03.2011

1. Sayın Bakanımızın 18 Mart Şehitlerimizi anma töreni sonrasında Libya’ya ilişkin 1973 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı hakkındaki açıklaması ikinci maddede sunulmuştur.

 

2.   „Değerli basın mensupları,

 

18 Mart Şehitler Günü dolayısıyla bu aziz vatan için bütün dünyada adalet ve hak için mücadele etmiş, şehit düşmüş aziz şehitlerimizin hatıralarını yad ediyorum. Aziz şehitlerimizin yakınlarına ve aziz milletimize taziyelerimi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Allah hepimize bu aziz şehitlerimizin bize bıraktığı emaneti hakkıyla taşıma gücü versin. Omuzlarımızdaki bu sorumluluğun gereğini yerine getirme gücü kudreti versin. Gelecek nesillere bu emaneti daha güçlü bir şekilde aktarma gücü versin.

 

Bu vesileyle tabii hepinizin merak ettiği Libya’yla ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararıyla ilgili olarak da kısaca görüşümüzü ifade etmek istiyorum.

 

Zaten biraz önce Sayın Başbakanımızın talimatıyla bir Başbakanlık açıklaması yapıldı. Bu açıklama mufassal bir açıklamadır. Detaylar orada bulunabilir. Ancak biz Libya’yla tarihi bağları olan ve Libya’daki her bir kardeşimizin acısını kendi acısı olarak gören bir millet olarak Libya’daki bu acıların, sivil katliamların, kayıpların biran önce sona ermesi yönünde atılacak her adımı olumlu telakki ederiz. Geçen hafta da Sayın Başbakanımız bundan birkaç gün önce aslında Arap Ligi ve Afrika Birliği kararlarına atıfla bu kararlarını desteklediğimizi ifade etmişlerdi. Bugün Arap Liginin aktif müracaatıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi bir karar aldı. Bu karar ana çerçevesi itibariyle Arap Liginin beklentileri çerçevesinde oluşmuş bir karar niteliği taşıyor.

 

BM Şartı’nın 7. Bölümüne dayanarak alınan bu karar zaten bağlayıcı niteliktedir. Bu kararın Libya’da kalıcı barışın tesis edilmesi ve biraz önce söylediğim gibi sivil kayıpların önüne geçilmesi ve saldırıların durması yönünde olumlu bir gelişme niteliği taşımasını bekliyoruz. Bu konuda da Türkiye her zaman Libya’da barışın tesisi yönündeki çabalara katkıda bulunmaya hazırdır ve bunu hep vurgulaya gelmiştir. Biz her zaman ilkeleri savunduk, Ortadoğu’da son dönemde yaşanan dönüşümleri ve halkın haklı taleplerinin yöneticiler tarafından dikkate alınması gerektiğini her zaman vurguladık. Libya bu konuda istisna değildir. Her düzeyde Libya’da yönetime de bu telkinlerde bulunduk. Bu taleplerin yerine getirilmesi, halkın haklı taleplerinin yerine getirilmesi ve bu sürecin işletilmesi gerekirken sivillere yönelik saldırıların sürmesi tabii haklı infiale sebebiyet vermiştir. Ümit ederiz ki bu karar sonrasında bu saldırılar durur. Ve Libya’daki kardeşlerimizin acılarını derinleştiren sonuçlar ve yeni durumlarla karşı karşıya kalmayız.

 

Bu kararın Libya için, bölgemiz için hayırlı olmasını diliyoruz. Ve bütün herkesi sorumlu davranmaya, Libya’da gereken adımları atmaya davet ediyoruz ve her şeyden önce de saldırıların biran önce durması çağrısında bulunuyoruz. Öncelikle akan kanın durması lazım. Kararın öngördüğü gibi ateşkesin biran önce sağlanması lazım. Bu konuda saatleri bırakın dakikaların geçmesi bile yeni kayıplara sebebiyet veriyor. Bu ateşkesin sağlanmasının, 1973 sayılı kararın öngördüğü adımların atılmasının ve bu bunalımın biran önce aşılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Bizim temaslarımız da sürüyor. Dün gece geç  vakte kadar bu karara paralel olarak ben ilgili arkadaşlarımızla bir kriz masası çerçevesinde çalışmaları sürdürdüm. Sabahleyin de bu yönde çalışmalarımız devam etti. Önümüzdeki günlerde de aktif olarak bu konuda neler yapılabileceği hususunu ele almaya devam edeceğiz.

 

Teşekkür ederim.